Yazar: Derin Merve Fırat

Almanya’nın yıl sonuna kadar 800 bin mülteci alacağını açıklaması üzerine, binlerce Suriyeli mülteci Türkiye’den karayoluyla Avrupa’ya geçmenin yollarını arıyor.

Edirne’de sınıra 5 kilometre mesafede kapıların açılmasını bekleyenler dışında, beş gündür İstanbul Bayrampaşa Otogarı’nda Edirne’ye gitmelerine izin verilmesi için bekleyenler de var.

Cemre Gümeli

Sayıları 1000 civarında. Çoğu otogardaki caminin avlusunda, polis kordonuyla çevrelenmiş bir halde bekliyor. Gazeteciler yanlarına yaklaştırılmıyor. Düne kadar ihtiyaçlarının temini için otogar tarafına giriş çıkışlarına izin veriliyormuş. Artık o da mümkün değil.

Cemre Gümeli

Birkaç ferdi cami avlusunda, diğerleri otogar tarafında kalmış, bu şekilde bölünmüş aileler var. Henüz önceki gün gelen bazı Suriyeliler de yine caminin önünde, yanlarında yol için hazırladıkları küçük çantalar, mukavva üzerinde, yol kenarında, çoluk çocuk bir arada oturuyorlar.

Cemre Gümeli

35 yaşındaki Elif, en küçüğü bir aylık dört çocuğu ve babasıyla gelmiş otogara.  17 yaşındaki oğlu Muhammed, Türkçe öğrendiği için, ailenin hikayesini o anlatıyor…

Üç yıl önce Afrin’den Adana’ya, birkaç ay önce de İstanbul’a gelmişler.“Adana’da iş bulmak zordu” diyor Muhammed:

“Şimdi İstanbul’da bir terzinin yanında çıraklık yapıyorum, 1000 lira alıyorum, Kanarya’da kirada oturuyoruz ama geçinemiyorum. Babam geçen ay Almanya’ya gitmeyi başardı. Onun yanına gideceğiz.”

Ne Muhammed, ne bir küçüğü 15 yaşındaki Raşit üç yıldır okula gitmiş.“Hastanelerde önceleri para almıyorlardı, artık para istemeye de başladılar, dedem hasta” diye ekliyor Muhammed.

Cemre Gümeli

28 Yaşındaki Nazlı da iki çocuğu ile bekleyenler arasında… Şam’dan geleli birkaç gün olmuş. Kocasını, babasını ve kardeşlerini savaşta kaybettiğini anlatıyor: “Gidecek yerim yok, sınır kapıları açılana kadar burada bekleyeceğim” diyor.

Cemre Gümeli

Dört çocuk annesi Abir de Şamlı. İki yıldır İstanbul’da ve bir turizm şirketinde çalışıyor ama çocuklarını Türkiye’de üniversitede okutamayacağından endişeli. Oğullarından biri dayısıyla geçen ay Almanya’ya gitmeyi başarmış. “Edirne’ye otobüs bileti satmıyorlar ama İzmir’e gitmek serbest, bize deniz yoluyla kaçakçılarla git demek mi istiyorlar” diye soruyor Abir.

Cemre Gümeli

Halepli Hüseyin de Köln’deki akrabalarına ulaşmak için düşmüş yola. Buradan toplanıp kamplara götürülecekleri endişesi içinde: “Kamplara gitmem, kampa gideceğime öleceğimi bilsem de Suriye’ye dönerim. Nihayetinde benim memleketim orası’’ diyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ne açlık, ne susuzluk, İstanbul Bayrampaşa Otogarı’nda onları sınıra ulaştıracak otobüslere binebilmek için bekleyen Suriyeliler, bir arada durmayı başarabilirlerse eninde sonunda Avrupa’nın kapıları açacağına inanıyor:

“Sırbistan’da Makedonya’da ve Macaristan’da bunu başardılar. Biz de yapabiliriz, yeter ki sesimiz duyulsun, yeter ki Türkiye’deki yetkililer bizi alıp kamplara götürmesin.”

Reklamlar